Seyahat

Dünya’nın Vitrini: Miniatürk

Türkiye’nin bir vitrini olarak da adlandırılan Miniatürk, tarihimize ışık tutan güzelliklerden bir tanesi!

Miniatürk. İstanbul’da ziyaret edilmesi gereken en güzel yerlerden birisi.

Miniatürk’ü duymuşsunuzdur muhtemelen. Ülkemizdeki ve yurt dışında bizimle bağlantısı olan tarihi yerlerin miniklerinin sergilendiği alan. Kısacası bütün mimarileri bir araya getiren yer. Miniatürk 2003’te açılmış ve o zamandan beri de ilgiyle ziyaret ediliyor. Asıl sloganı da “Büyük ülkenin küçük bir modeli”. Türkiye’nin bir vitrini olarak da adlandırılan Miniatürk, tarihimize ışık tutan güzelliklerden bir tanesi.

İlk olarak nasıl gidildiğinden bahsedeyim. Eğer metrobüs ile gitmek isterseniz, Halıcıoğlu durağında indikten sonra 41ST hatlı otobüslere binerek Miniatürk durağında inmelisiniz. Halıcıoğlu’ndan sonra yaklaşın 15 dakika sonra varmış oluyorsunuz. Ayrıca Taksim’den kalkan 54 HT numaralı Hasköy/Taksim hattı ile de ulaşabilirsiniz. Eğer otobüsle gitmezseniz Seyrantepe-Topkapı minibüsleri de Miniatürk’e gidebilirsiniz. Ulaşımı çok zor değil yani, ayrıca kendisine ait olan otoparktan dolayı özel aracınızla da rahatça gidebilirsiniz.

Dünya'nın Vitrini: Miniatürk

Miniatürk’ün güzel yanlarından birisi girişin çok pahalı olmaması. Öğrenciler 3 TL gibi sembolik bir ücretle rahatça girebilir. Yetişkinler de sanırım 7,5 lira gibi bir ücret ödemeliler.

Miniatürk’te mimari eserler 1/25 oranında küçültülerek hazırlanmış ve bu sene de birçok eser yeni eklenmiş. Bu yüzden alan önceki zamanlara göre daha da büyük ve dolu görünüyormuş. Tabii ben önceki halini bilmediğimden dolayı bu hali bana baya büyük geldi. Yukarıda da belirttiğim gibi Miniatürk, sadece Türkiye ile sınırlı değil, yakın coğrafyada Osmanlı da dahil olmak üzere milletimizin izlerinin olduğu birçok mimari eseri de burada görebilmeniz mümkün. Heykeller, dikilitaşlar, saraylar, sinagoglar, türbeler… Bütün eserler titiz bir çalışma ile hazırlanmış ve özenle seçilmiş.

Miniatürk’ü gezdiğinizde istemsizce bir seyahat isteği dolduruyor içinizi. Çünkü eserlerin minik versiyonları bile o kadar ilgi çekici ki yerinde görmek istiyorsunuz. Eserlerin yanlarında normalde sesli olarak rehberlik yapan bir sistem de varmış fakat biz gittiğimizde yoktu. Bu sistem birçok dilde bilgi veriyormuş. Belki ilerleyen zamanlarda yine getirirler.

Miniatürk’te eserlere ek olarak Panaroma Zafer Müzesi ve Kristal İstanbul Müzeleri de yer alıyor. Ayrıca gittiğinizde aç da kalmıyorsunuz. Çünkü restoran, kafe, açık alanda yiyecek satan yerler de yeterince var. Çocuklar için oyun parkı ve hediyelik eşya satan yerler de düşünülmüş. Eserlere ek olarak 4 büyüklerin formalarının sergilendiği mini bir olimpiyat stadyumu da mevcut. 1 TL karşılığında takımınızın marşını bile çaldırabiliyorsunuz. 🙂

Tarihi eserlerin etrafında gezdikten sonra oturup dinleneceğiniz yerler de mevcut. Böylece gezinizi aceleye de getirmemiş oluyorsunuz ve tadını daha iyi çıkarabiliyorsunuz.

Şimdi Miniatürk’te yer alan tarihi eserlerden birkaçını fotoğraflarını paylaşacağım.

Ayasofya

Dünya'nın Vitrini: Miniatürk

Peri Bacaları

Dünya'nın Vitrini: Miniatürk

Haydar Paşa Garı

Dünya'nın Vitrini: Miniatürk

Galata Kulesi

Dünya'nın Vitrini: Miniatürk

Yerebatan Sarnıcı

Dünya'nın Vitrini: Miniatürk

İstanbul Boğazı

Dünya'nın Vitrini: Miniatürk

Mostar Köprüsü

Dünya'nın Vitrini: Miniatürk

Daha Fazlası

Benzer İçerikler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mutlaka Gözatın

Kapat
Kapat